
Select an Action

Diyaliz hastalarında miyokard perfüzyonu ve sol ventrikül fonksiyonlarının hipervolemik ve övolemik durumda Tc-99m MIBI gated- miyokard perfüzyon sintigrafisi ile değerlendirilmesi
Title:
Diyaliz hastalarında miyokard perfüzyonu ve sol ventrikül fonksiyonlarının hipervolemik ve övolemik durumda Tc-99m MIBI gated- miyokard perfüzyon sintigrafisi ile değerlendirilmesi
Author:
Altun Yoloğlu, Nazlı
Personal Author:
Publication Information:
[y.y. : yayl.y.], 2003.
Physical Description:
57 s. : grf. şkl. tbl. ; 29 cm.
General Note:
Kütüphanede 2 kopya vardır.
Abstract:
Özet: Amaç: Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda kardiyovasküler komplikasyon gelişiminde hipervolemi, bilinen en önemli risk faktörlerindendir. Hemodiyaliz sürecinde olan hasta grubunda sol ventrikül fonksiyonlarını diyaliz öncesi ve sonrasında görüntüleme metotları ile değerlendiren pek çok çalışma olmakla birlikte, aynı hasta grubunu hipervolemik ve övolemik durumda karşılaştıran çalışma bulunmamaktadır. Biz çalışmamızda hipervoleminin sol ventrikül fonksiyonlan üzerine olan etkilerini gated miyokard perfüzyon sintigrafisi ile araştırmayı ve bulguları ekokardiyografi ile karşılaştırmayı hedefledik. Materyal ve metod: Çalışmamıza hemodiyaliz tedavi sürecinde olan ve hipervolemisi bulunan 31 kronik böbrek yetmezlikli hasta ( 22 E, 9 K; yaş aralığı: 19-45, ortalama yaş: 31.65+7.66) dahil edildi. Hastanın kuru vücut ağırlığı ile karşılaştırıldığında 3 kilo fazlası olması hipervolemi kriteri olarak alındı. Hastalara hipervolemik ve 2-3 diyaliz seansı sonrası ulaşılan övolemik durumda olmak üzere iki kez Tc-99m MIBI gated miyokard perfüzyon sintigrafisi ve ekokardiyografi yapıldı, aynı gün hastalara akciğer grafileri çekildi. Sol ventrikül perfüzyonu her iki durumda vizüel ve semikantitatif olarak değerlendirildi. Gated SPECT değerlendirmesi için kardiyak siklus sekize bölündü. Gated verilen quantitative gated SPECT (QGS) programı kullanılarak analiz edildi. Sol ventrikül atım oranlan, sistol ve diyastol sonu volümleri ve sol ventrikül yüzey alanı hesaplandı. Duvar hareketi ve duvar kalınlaşması polar haritalarından total ve seğmenler duvar hareketi (mm) ve duvar kalınlaşması (%) ile hareket ve kalınlaşma skorları hesaplandı. Duvar hareketleri 6, duvar kalınlaşması 3 puan skorlama sistemi kullanılarak değerlendirildi. Tc-99m MIBI'nin akciğer/ kalp oranı hesaplandı. Ekokardiyografik olarak sol ventrikül atım oranı, sistol ve diyastol sonu volümleri ve sol ventrikül kitle indeksi, radyolojik olarak akciğer grafilerinden kardiyotorasik indeks hesaplandı. Hipervolemik ve övolemik durumda elde edilen değerler birbirleriyle karşılaştırıldı. Bulgular: Tüm hastaların 12'sinde (% 39) hipervolemik durumda perfüzyon bozukluğu saptanırken övolemik durumda miyokard perfüzyonu normal ya da hipervolemik duruma göre daha iyi olarak bulundu. Gated SPECT ile elde edilen sol ventrikül atım oranı, sistol ve diyastol sonu volümlerinde övolemik durumda hipervolemik duruma göre anlamlı azalma saptanırken, ekokardiyografik olarak yalnızca diyastol sonu volüm değerinde anlamlı azalma tespit edildi. Tc-99m MIBI'nin akciğer/ kalp oranında ve radyolojik olarak hesaplanan kardiyotorasik indekste övolemik durumda hipervolemik duruma göre düzelme; sintigrafık olarak sol ventrikül yüzey alanında, ekokardiyografik olarak sol ventrikül kitle indeksinde övolemik durumda anlamlı azalma tespit edildi. Sintigrafik olarak övolemik durumda total hareket skoru hipervolemik duruma göre anlamlı olarak bozulmuştu ve ekokardiyografıde hipervolemik durumda tüm hastalarda sistolik fonksiyonlar normal iken, övolemik durumda 3 hastada global hipokinezi tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda hipervolemik durumda EF'nin ve sistolik fonksiyonlann övolemik duruma göre daha iyi olması kronik hipervolemiye adapte olan miyositlerin övolemik duruma adaptasyonundaki güçlükle açıklanabilir. Hipervolemik durumda miyokard perfüzyonunun övolemik duruma göre daha bozuk izlenmesi, bu hastalarda tespit edilen perfüzyon anomalilerinin, göğüs ağrısının yokluğunda, öncellikle hipervolemik ve övolemik durumlar arasında kalbin ön yükündeki azalmaya sekonder rölatif perfüzyon değişikliğinden kaynaklandığını ve MPS'nin övolemik durumda yapılmasının daha doğru olacağını düşündürmektedir. Aynı şekilde; hipervolemik durumda kantitatif olarak perfüzyon bozukluğu tespit edilen segmentlerde övolemik durumda sistolik fonksiyonlann da bozuk olarak saptanması, hipervolemide izlenen kronik perfüzyon değişikliklerine sekonder övolemik durumda sistolik fonksiyonlann da bozulduğunu düşündürmektedir. Çalışmamızda hipervolemik KBY hastalarında artmış olarak tespit edilen Tc-99m MIBI akciğer/ kalp oranı; kronik böbrek yetmezliği hastalarında hipervoleminin bir belirtisi olarak kullanılabilir.
Added Author:
Available:*
Shelf Number | Item Barcode | Shelf Location | Status |
|---|---|---|---|
| WN 440 A48 2003 | B051539 | Thesis Collection | Searching... |
| WN 440 A48 2003 | B050630 | Thesis Collection | Searching... |
On Order
Select a list
Make this your default list.
The following items were successfully added.
There was an error while adding the following items. Please try again.
:
Select An Item
Data usage warning: You will receive one text message for each title you selected.
Standard text messaging rates apply.


